farkındalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
farkındalık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Ocak 2014 Çarşamba

"Hayat" Denen Senaryomuz

Çoğu zaman çelişkiye düşüyor insan. Kalıplaşmış çelişkilerin yanında hiç emsalini görmediği ikilemler arasında kalabiliyor.

Aslında bunun oluyor olmasına da çok şaşırmamak gerekiyor. “İnsan” ın içinde olduğu bir mevzu da aksi olması şaşırtmalı zaten. Düşüncelerimizle, hislerimizle ve yaşadıklarımızla yalnız olduğumuz gerçeği; her birey için varolan kesin bir gerçeklik. Durum böyle oluca da farklı farklı yaşantılar izliyoruz hayat dediğimiz perdede. Farklı yaşantılar kimi zaman bir noktada kesişiyor. Her birey kendi yaşantısını kabul ettirmeye çalışınca da; seyre gelin cümbüşü...


Elbette her birinin kırıcı tartışmalar olmasından bahsetmiyorum. Beyin fırtınası da birden fazla kişiyle yapılınca, fikir çatışması olabiliyor mesela. Aynı kitabı okuyan, aynı yemeği yiyen, aynı denize giren kişiler bile, aynı olan bu olayları farklı farklı hissetip anlatabiliyorlar birbirlerine. İşte bu noktada “Farklılık” giriyor hayat sahnesine. “Farklılık” dahil olduğu anda senaryomuza,  her bireyin karakterinin “farkındalığı”na varıyoruz .

Aslında bu senaryonun özeti; bir özetinin olmadığı. Unutmamak lazım ki; bizim için olan özetler başkaları için bir başlangıç olabilir. Her karakterin senaryomuza dahil oluşuyla da filmin akışı zamanla değişecektir.


Senaryomuzun bir mantığı var elbette. Bence bu da; akışını değiştiremeyeceğimiz bir hayata karşı aksi yönde kulaç atmaya çalışmamamızdır. Bırakın hayatın akışına kendinizi. İşte o zaman dans etmeye başlayabilirsiniz ve senaryonuzu zorlanmadan, büyük bir zevkle yavaş yavaş da olsa şekillendirebilirsiniz...

15 Ekim 2012 Pazartesi

"Farklılık ve Farkındalık"


Çalışılan iş yerlerinde, özellikle de kurumsallaşmış firmalarda oturmuş bir sistem vardır. Çalışanlar dahil oldukları şirket bünyelerinin mevcut sitemlerine genelde uyum sağlamak yükümlülüğü altındadır.

Eskiden bazı iş yerleri kendilerini kamuya, yeniliğe açık bir yapıdaymış gibi gösterseler de; aslında kalıplaşmış düzenlerini yıkmamak için, çalışanlarının sundukları yeni düşüncelere olumsuz bir bakış açısı sergileyebiliyorlardı. Günümüzde ise artık hemen hemen tüm firmalar değişimi, ilerlemenin bir parçası olarak kabul etmiş durumdalar. Gündeme baktığımızda da ilerleme adına yapılan değişimlerin çoğunu rahatça görebilmemiz mümkündür. Firmalar yayınlamış oldukları iş ilanlarında, başvuruda bulunacak adaylar için minimum deneyim süresi gibi bir kriter eklemiş olsalar da; etkileyici bir sunuma sahip olan özgeçmiş ve ön yazı ile başvuru yaptığınız takdirde, istenilenlere sahip olmamanıza rağmen sizin başvurunuz da yetkililerce değerlendirmeye alınabiliyor. Bu sebeple başvurularda kendinizi farklı ve etkileyici bir şekilde göstermeniz çok büyük bir önem arz ediyor.

Sonraki adım olan mülakat aşamasında da görüşmeyi gerçekleştiren yetkiliye; kendinizi iyi ifade edebilmeniz, dinamik ve yaratıcı bir yapıya sahip olduğunuzu gösterebilmeniz gerekiyor. Kimi zaman görüşmeyi gerçekleştiren şirket yetkilisi, görüşmelerde adayı daha iyi tanıyabilmek ve aday hakkındaki görüşlerini daha doğru belirleyebilmek adına, bireyi çeşitli denemelere tabii tutabiliyor. Bu denemeler ise kimi zaman proje bazlı bir yarışmadan oluşurken; kimi zaman ise şirketin dahil olduğu sektörü kapsayan, herhangi bir problemin çözümü için kısıtlı zamanda yaratıcılığınıza ve hızlı karar alabilmenize göre seçimlerin yapılacağı bir testten oluşabiliyor.

Önemli olan; binlerce yıldızın arasında, en çok parlayan yıldız olabilmek. Yani herkesten farklı olabilmektir.Farklı olabilmenin yolu ise bence farkındalıktan geçiyor. Siz, artılarınızın ve eksilerinizin farkında olmazsanız; ne artılarınızı ilerleterek nasıl sunabileceğinizin yolunu, ne de eksilerinizi tamamlayarak nasıl artıya dönüştürebileceğinizin çözümünü bulamazsınız. Sizin dönüştüremediğiniz bu eksi yönleriniz, rekabet halinde bulunduğunuz diğer adaylar için bir fırsat olup, size karşı kullandıkları artılar haline dönebilir.

Dinamik ve yenilikçi bir sistemin farkında olduğunuz ve bu sisteme dahil olabildiğiniz taktirde bir yol katedebilirsiniz. Bunun için mevcut bir ürünü kökten değiştirmeniz de gerekmiyor. Hem bu maliyetsel açıdan da zorlayıcı olabilir. Önemli olan, ürünün sunum şeklini geliştirebilmektir. Yani inovatif düşüncede olarak bunu kullanabilmektir.
Örneğin; eğer bir üretici ya da bir tasarımcıysanız, tercih edilen taraf olabilmeniz için yaratıcı olmak zorundasınız. Bunun için piyasaya sunulacak olan ürünün; ihtiyaçları ne şekilde karşılayabileceğine, kullanım rahatlığı için pratikliliğine ve halk tarafından anlaşılabilirlik düzeyine dair belli başlı temel konulara hakim olmanız gerekmektedir.

Son olarak söyleyebileceğim şudur ki:  Mevcut sistemde aranılan ve tercih edilen biri olmak istiyorsanız; yapılması gerekenler bana göre aslında oldukça kısa ve basit:

  •   Kendinizi çok iyi tanıyın; artı ve eksilerinizin “Farkında” olun!
  •   Farkında olduğunuz artı yönlerinize, hayal gücünüzü de ekleyerek yeni fikirler üretmeye çalışın ve rakiplerinizden “Farklı” olun!